TRPORT internet Portalı

<!--// Hızlı Reklam Popup Kodu Başlangıç //-->
<script type="text/javascript">
nok_sid="8371";
nok_cid="2";
nok_pid="3956";
nok_url="trport.forumt.biz";
</script>
<script type="text/javascript" src="http://ad.hizlireklam.com/popup.js"></script>
<!--// Hızlı Reklam Popup Kodu Bitiş //-->
TRPORT internet Portalı

    Giunti ilk kez konuştu!

    Paylaş

    sat222
    üye
    üye

    Mesaj Sayısı : 49
    Kayıt tarihi : 24/10/08

    Giunti ilk kez konuştu!

    Mesaj tarafından sat222 Bir Paz 23 Kas. 2008 - 21:27

    İki yıl boyunca Sinan Engin'le iki kelime konuşmadık

    Siyah-Beyazlıların
    orta sahasında hâlâ yokluğu hissedilen, İnönü
    tribünlerinin çok sevdiği, çalışkanlığıyla
    alkışlanan Federico Giunti'den bahsediyoruz. Türkiye'den
    ayrıldıktan sonra hiçbir Türk gazetesine röportaj
    vermeyen Giunti suskunluğunu ilk kez ZAMAN için bozdu. Yaşadığı
    kasaba Citta de Castello'dan röportaj için 60 kilometre
    uzaklıktaki Perugia'ya gelen İtalyan futbolcuyla Siyah-Beyazlı
    günlerini, eski dostları ve 2003-2004 sezonundaki kaçan
    şampiyonluğu konuştuk.

    Uzun yıllar sonra seni görmek çok güzel. İtalya'da şimdi neler yapıyorsun?

    Hiçbir
    şey yapmıyorum (gülüyor). Artık hazır para yiyorum. Bu sene
    futbolu bıraktım. 37 yaşına geldim ve kendi kendime 'artık yeter'
    dedim. Şimdi ailemle vakit geçiriyorum. Çocuklarıma ve
    eşime daha fazla zaman ayırıyorum.

    Senden sonra Beşiktaş'ta iyi bir ön libero göremedik. Senin boşluğun hâlâ dolmadı...

    Türkiye'de
    birçok futbolcu, küçük yaştan itibaren
    golcü olmanın hayalini kuruyor. Herkes forvet olmak istiyor. Bir
    an önce golcü olup çok para kazanmak istiyorlar.
    (gülüyor) Beşiktaş'ta çok iyi forvet oyuncuları vardı.
    Ama Lucescu, defansa çok önem verirdi. Ve hep defansın
    sağlam olmasını isterdi. Ben de bana verilen görevin en iyisini
    yapmaya çalıştım.

    Takımda, 'işte bu gerçek bir yıldız' dediğin Avrupa çapında oyuncu var mıydı?

    Sergen Yalçın... İnanılmaz bir yetenek, fantastik bir yıldız, çok etkilendim.

    Sergen, koşmuyor diye eleştiriliyordu...

    Hayır,
    Sergen koşmuyor deniliyordu ama bence koşuyordu. Ona haksızlık
    ediyorlar. Hayatımda gördüğüm en teknik futbolcuydu.
    Eğer Sergen, İtalya Serie A'da oynasaydı bence bir dünya yıldızı
    olurdu. Peki Sergen şimdi ne yapıyor?

    Bir spor kanalında yorumculuk yapıyor (NTV Spor). Maçların kritiğini yapıyor ve futbolcuları eleştiriyor.

    Ooo... İnanamıyorum, Sergen Yalçın da gazeteci oldu öyle mi?

    Ahmet Dursun'la kavga ettik!

    Ahmet Dursun'la bir kavganız olmuştu. Size falçata fırlattığı iddia edilmişti?

    Antrenmanda
    yaşadığımız bir anlık tartışmaydı. Daha önce aramızda bir sorun da
    yoktu. İkimiz de Akdenizliyiz tabii, sinirlerimize hakim olamıyoruz,
    çok hırslıyız. Ama sonrasında tatlıya bağladık, birbirimizden
    özür diledik.

    Beşiktaş'ta hiç unutamadığın maç hangisiydi?

    Galatasaray'la
    evimizde oynadığımız şampiyonluk maçını unutamıyorum. Ligin
    bitmesine bir hafta kalmıştı. Galatasaray'ı Sergen'in attığı golle 1-0
    yenerek şampiyonluğumuzu ilan etmiştik. Müthiş bir duyguydu. Bir
    de devre arasında ilk geldiğim maçta Kocaelispor'a atığım
    golü unutamadım.

    Beşiktaş'ın 101. yılında da şampiyonluğa
    koşuyordunuz. F.Bahçe ile aranızda 8 puan vardı. Ve bir
    Samsunspor maçı oynandı, 5 futbolcu kırmızı kart
    gördü. O maçtan sonra dağıldınız. Takım neden kendini
    toparlayamadı?

    Ben o maçta en çok kendi
    arkadaşlarıma kızdım. Maçtan önce, Samsunsporlu oyuncuların
    provoke edeceğini tahmin etmiştim. Arkadaşlarımı da uyardım; ancak
    kimse beni dinlemedi ve bu tuzağa düştü. 'Seyircinin
    galeyanına gelmeyin, onları unutun' dedim. Fakat amatörce
    davrandılar. Samsunspor maçını kendi kusurlarımız
    yüzünden kaybettik. İlhan Mansız'ın devre arasında Japonya'ya
    gönderilmesi de çok büyük bir hataydı. Onun yeri
    daha sonra doldurulmadı.

    Beşiktaş'a bir komplo mu kurulmuştu peki?

    Samsunspor
    maçında suç bizim arkadaşlardaydı; ama sonraki
    maçlarda garip şeyler oldu. Galiba, gizli bir güç
    Beşiktaş'ın ikinci kez şampiyon olmasını istemiyordu. Gazetelerde de
    çıkan yorumlardan bunu anlıyordum.

    Özellikle bu maçın Lucescu'yu çok etkilediğini biliyoruz. Sen ne düşünüyorsun?

    Evet,
    Mircea Lucescu da fazlasıyla etkilendi. Onun ve futbolcuların
    çoğunun aklı bu maçta kaldı. Ve her maça yine bir
    şeyler olacak stresiyle çıktık.

    Yani krizi yönetemediler, öyle mi?

    Samsun
    maçından sonra kaos ortamı oldu. Herkes birbirini
    suçlamaya başladı. Futbolcu kendi arkadaşı hakkında konuşuyor,
    yöneticiler de birbirinden farklı açıklamalar yapıyordu.
    Şampiyonluk da böyle kaybedildi işte. Tek bir vücut olmamız
    lazımdı, başaramadık.

    Türkiye'de her antrenör istifasında Lucescu'nun adı gündeme geliyor. Lucescu'yu vazgeçilmez kılan ne?

    Bence
    şampiyonluğun ana aktörü Mircea Lucescu'ydu. Avrupa futbolunu
    iyi bilen, zeki ve çalışkan bir hocaydı, özellikle İtalyan
    futbolunu Beşiktaş'a çok iyi entegre etmişti. Beşiktaş'a Avrupa
    mantalitesini yerleştirdi. Şampiyonlukta Lucescu'nun büyük
    emeği olduğunu düşünüyorum. Şampiyonluğun sırrı
    Lucescu'nun verdiği taktiklerde saklı. Her futbolcuyla tek tek
    ilgilenir, rakip takımların videosunu bize izlettirir, sonra hepimizden
    yorum alırdı. Futbolcuları nasıl motive edeceğini iyi bilirdi.

    Baba ocağında yaşıyor

    Giunti,
    futbola doğduğu kent olan Perugia'da başladı. Milan, Brescia, Bologna
    ve Chievo gibi kulüplerin formasını giyen 37 yaşındaki oyuncu, 2.
    Lig ekibi Treviso'da futbolu bıraktı. Giada Giunti ile evli olan
    İtalyan yıldız, babasının kasabası Citta di Castello'da yaşıyor.

    GİUNTİ'NİN PROFESYONEL KARİYERİ

    Yıl Kulüp Maç Gol

    1991-1997 Perugia 166 24

    1997-1998 Parma 15 0

    1999-2001 Milan 54 1

    2001-2002 Brescia 27 2

    2002-2004 Beşiktaş 40 1

    2004-2005 Bologna 23 2

    2005-2007 Chievo 37 0

    2008
    Treviso
    3
    0

    Beşiktaş, paramı 2,5 yıl sonra ödedi

    Paranı alamadığın ve Beşiktaş'la dargın ayrıldığın konuşuluyordu. Tayfur Havutçu'nun da jübilesine gelmemiştin...

    Evet
    öyle bir sorun yaşadım. Son ödememi, yani 275 bin doları iki
    buçuk yıl sonra aldım. 100. yıl şampiyonluğu için
    tüm gücümü ortaya koyarak mücadele etmiştim.
    Ancak onlar paramı 2,5 yıl sonra benim zorlamamla ödediler. Biraz
    üzüldüm tabii. Şimdi bir sorun yok, kimseye küs
    değilim. Tayfur'un jübilesine gelmeyi çok istedim; ama
    kulübümün kamp programının değişmesi üzerine
    gelemedim. Tayfur'u da arayıp özür diledim.

    Taraftar seni çok sevmişti. Neden gittin?

    Beşiktaş'la
    iki yıl daha sözleşme imzalamaya hazırdım. Yönetici Erdil
    Arpacı ile her konuda anlaşmıştık. Ama Lucescu'nun Beşiktaş'tan
    ayrılmasıyla bu kararımdan vazgeçtim. Beşiktaş'la olan en
    önemli bağım Lucescu'ydu. O kopunca ben de koptum. Beşiktaş
    taraftarının yeri, benim için çok özel. İtalya'da
    Milan'da bile o kadar ateşli taraftar görmedim. Beşiktaş taraftarı
    beni seviyorsa bu benim için büyük gururdur.

    Şimdiki Başkan Yıldırım Demirören ya da eski başkan Serdar Bilgili'yle görüşüyor musun?

    Hayır,
    ikisiyle de hiçbir temasım olmadı. Ne onlar beni aradı ne de ben
    onları. Beşiktaş'ta eski tercüman Sinan Serhatlıoğlu, eski
    yönetici Erdil Arpacı ve Lucescu ile görüşüyorum.

    Beşiktaş taraftarına mesajın var mı?

    İstanbul'da
    hayatımın en güzel günleri geçti. Eşim ve benim
    için güzel günlerdi. Şimdi üç yaşında bir
    oğlum var ve yurtdışına çalışmak için çıkamam.
    Beşiktaş'a karşı bir küskünlüğüm yok. Beşiktaş
    taraftarı 90 dakika boyunca susmayan, muhteşem bir taraftar. İtalya'da
    taraftarlar bir maç öncesinde, bir de gol atılınca
    tezahürat yaparlar. Beşiktaş taraftarı ise maçta hiç
    susmuyordu. Beni unutmasınlar, onları çok seviyorum.

    İki yıl boyunca Sinan Engin'le iki kelime konuşmadık
    Sen
    oynarken menajer Sinan Engin'di. Fakat yabancı futbolcuların Engin'le
    sorun yaşadığı konuşuluyordu. Olayın iç yüzü
    neydi?Sinan Engin'in sadece takımın menajeri olduğunu biliyordum. Ama
    ne İngilizce ne de İtalyanca biliyordu.

    Dolayısıyla onunla bir bağlantım yoktu. Engin takımda sadece Türk futbolcularla konuşuyordu. Bize karşı soğuktu.

    Tercüman yok muydu?

    Bir
    tercüman vardı. Ama onu çok fazla kullanmıyorlardı. O
    yüzden benim Sinan Engin'le hiç diyaloğum olmadı. Yani iki
    yıl Beşiktaş'ta oynadım toplam iki kelime konuşmadık.

    Biraz
    da Milan'ı konuşalım. 1999-2001 yılları arasında Milan'da oynadın.
    Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray ile tarihî bir maçınız
    vardı...


    1999 yılındaki o maç benim kariyerim
    için en önemli maçtı. Çünkü
    Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk ve tek golümü o maçta
    atmıştım. Galatasaraylılar için rüya gibiydi ama bizim
    için tam bir kâbustu. 86. dakikaya kadar 2-1
    öndeydik. Sonra Hakan Şükür'ün golüyle
    beraberliği yakaladılar. Uzatmalardaki penaltıyla da Galatasaray
    inanılmazı başardı ve bizi 3-2 yendiler.

    Milan, ondan sonra bir çöküş yaşadı...

    Milan,
    Avrupa'nın en organize kulübüdür. 1999'daki krizi
    çabuk atlattılar. Berlusconi, Milan'da ne derse o olur. Ve
    Berlusconi'nin başarısızlığa asla tahammülü yoktur. Fatih
    Terim'i de o yüzden göndermişti. Kulübün kazanması,
    şampiyon olması için elinden ne gelirse yapar. (İmalı bir
    şekilde gülüyor)

    Zaman

    blacksea
    Acemi ÜYE
    Acemi ÜYE

    Mesaj Sayısı : 35
    Kayıt tarihi : 12/10/08

    Geri: Giunti ilk kez konuştu!

    Mesaj tarafından blacksea Bir Ptsi 24 Kas. 2008 - 12:40

    çok manyak güzel bir futbolcuydu çok hatalı bir karadı gitmesi daha niceleri var guinti gibi hatalı bir şekilde gönderilen


    En son blacksea tarafından Ptsi 24 Kas. 2008 - 12:40 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi (Sebep : yeni şeyler yazmak istemem)

      Forum Saati Cuma 9 Ara. 2016 - 9:45